Yükleniyor Etkinlikler
  • Bu etkinlik geçti.

Tüm Etkinlikler

Kesik ve Çukur

17 Kasım 2018 @ 12:00 - 19:00
|Tekrarlayan Etkinlik (Hepsini görüntüle)

An event every week that begins at 12:00pm on Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi, repeating until 13 Aralık 2018

Sanatçılar: Osman Dinç, Kemal Seyhan, Erol Eskici, Güneş Terkol, Başak Bugay, Gizem Akkoyunoğlu, Can Akgümüş, Tayfun Gülnar, Bekir Dindar, Sadık Arı, Gökçen Cabadan, Can Küçük

Uniq Gallery 14 Kasım – 13 Aralık 2018 tarihleri arasında küratörlüğünü Ezgi Yıldız’ın üstlendiği 12 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek “Kesik ve Çukur” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi Can Akgümüş’ün yazığı metinden yola çıkarak yaşam meselesine beden, yüz ve varoluş açısından yaklaşıyor.

Başlangıç ve Bitiş

(Hayat)

İki nokta arasında katedilen mesafe, yani ölçülebilir uzam; bize hesaplanabilir, kanıtlanabilir ve hatta şahit olunabilir bir hikaye yazılmasını sağlar. Uzay boşluğunda tek bir nokta şüphesiz biriciktir ancak tam da bu sebeple tek başına “biricikliği” çok anlamlı değildir. Çünkü sonsuz uzayın her bir köşesini bu biricik noktalar kaplamıştır. Ancak iki nokta arasından geçen çizgi sayesinde meydana gelen bu kavuşum, noktayı kendi kapladığı alandan kurtarır, kendi bağlamından koparır ve onu “durumdan” çıkarıp ender bulunur bir “sürece” dönüştürür. Ardından çizginin üzerine ağırlık gibi oturan derinlik, baskı kurarak çizgiyi üçüncü boyuta taşır. Sonsuz noktalardan oluşan uzayda açılan bu kesik artık zamanla büyüyerek bir yarığa dönüşecektir.

Kesiğin üzerinden geçen “zaman” önceleri çukura doğru akar, dip noktasına eriştiğinde derinleşir. Böylece birikerek çukura dolmaya başlar. Yavaş yavaş her yeri kaplar, yokuş yukarı tırmanarak yükselir, hafifler ve nihayet sonuca; yani en başta seçilen her iki noktaya da ulaşarak pürüzsüz bir yüzey oluşturur. Süreç sona ermiş, yarık dolmuş, kesik kapanmış ve döngü tamamlanmıştır.

Ağız ve Göz

(Yüz)

Yüz tüm bu hikayenin tamamının resmidir. Düşünerek, karar vererek ve eylemi gerçekleştirerek asıl işi yapan her bir emekçiyi (hücreyi) görünmez kılar, her birinin yerine gören ve görünür olan, mutlak monarşi uygulayan sistemdeki en büyük otoritedir. Tüm ağırlığı taşıyan, çileli ayakların ve emektar kasların her zaman yerden yüksekte tuttuğu hükümdarın karşılama salonudur. Bu salonda çukurlar görüp duyar, kesik konuşur. Kavramın oluştuğu arka odanın tüm pencereleri ve kapıları bu cepheden ışık alır. İçeriye nüfuz eden tüm moleküller döngüyü tamamlayıp eyleme, sese, söze ve bakışa dönüşür.

Doğum ve Defin

(Beden)

İnsanlığın dünya üzerindeki varoluşu boyunca törenlerle ritüellere dönüşen, farklı coğrafyalarda yaşamış değişken kültürlerde şüphesiz her daim karşılaştığımız bu iki kavram da aynı kesik sayesinde gerçekleşir. O derin karanlığın içinden geldiğimiz gibi o derin karanlığa geri döneriz.* Katettiğimiz yol, iki nokta arasındaki mesafedir. Çizginin aldığı yol güneşin doğuşuyla veya ayın geceden geceye değişen yüzüyle hesaplanır. Hayat çukuru doldurur. Beden çilesini tamamlar. Çizgi ikinci noktaya eriştiğinde artık her şey bir bütün ve mükemmeldir. Böylece bu kavuşum anlam kazanabilir; gün geceye, biriken anlar hafızaya, beden toprağa, doğum ise define döner.

Detaylar

Tarih:
17 Kasım 2018
Saat:
12:00 - 19:00
Etkinlik Kategori:

Mekan

UNIQ Gallery
Huzur Mah. Maslak Ayazağa Cad. No:4
İstanbul, 34000 Türkiye
+ Google Haritalar